22 Mart 2011 Salı

BURASI SENİN EVİN HAGI


Beklenen son gerçekleşti. Galatasaray son 20 yıldaki en büyük efsanelerinden birini daha Adnan Polat eliyle kurban verdi. Çok değil daha 10 sene evvel Galatasaray’dan ayrılmaması, 1 sezon daha kalması için uğruna neler neler yapılan Gheorghe Hagi, Adnan Polat’ın son 3 yıldaki Feldkamp, Cevat Güler, Skibbe, Bülent Korkmaz ve Frank Rijkaard’ın ardından 6. yolladığı teknik direktör olarak Galatasaray tarihine bir imza daha bırakmış oldu ancak bu imza eskileri kadar şaşalı değil.

Aslında Hagi’nin Galatasaray’a gelişi bitmiş bir takımın yeniden inşası için getirilen teknik direktörden çok yoğun bakımdaki bir hastayı iyi etmek için getirilen doktor havasındaydı. Hasta adam konumunda olan başkan Adnan Polat’ın kötü havayı dağıtmak ve taraftarın deiym yerindeyse gazını almak için yaptığı bir hamleydi bu Yoksa Rijkaard’tan sonra tamamen farklı bir futbol felsefesine sahip olan Giga’nın getirilmesini herhangi bir futbol düsturuyla açıklamak çok da mantık sınırları dâhilinde değil.

Hagi geldikten sonra Fenerbahçe ve Antalya maçlarıyla kazandığı ivmeyi sürdüremedi ve 18 lig maçının ardından görevden ayrıldı. Aslında bu kadroyla o ivmeyi sürdürmesinin olası olduğunu düşünmek zor. Tek umut devre arası olabilirdi. Devre arasında genç oyuncularla yola devam etmek gibi camiayı tamamen bütünleştirecek bir devrim yerine 12 milyon avro civarı bir para harcanarak yeni oyuncular alındı. Yeni bir hoca olarak bu paraları harcamak Hagi’nin hakkıydı belki ama Galatasaray’ın şartları bu duruma elverişli değildi.

Şimdiki duruma gelineceğini bilseler değil 12 milyon 12 euro dahi ayırmazdı yönetim transfer için. Böylece benim kalan haftalarda en azından deneneceklerini, bu kadroya intibak edip edemeyeceklerinin araştırılacağını düşündüğüm Onur Arıkan, Sinan Osmanoğlu, Cumhur Yılmaztürk, Berkin Arslan, Cem Sultan gibi isimler devre arasından itibaren şans bulup, Galatasaray’ın yeniye doğru yaptığı ilk açılım olma şansını elde edebilirlerdi. Aslında bu durum için ilk sinyali Anıl Dilaver ilk yarının son maçında verip, “Florya’ya biraz daha dikkatli bakın” demişti ama göremediler umarız kalan haftalarda bu oyunculara en azından bir şans verilir.

Gheorghe Hagi için son bir şeyler daha söyleyeceksek; Hagi bizim canımız ciğerimiz. Yaptıklarını unutup arkasından konuşanlardan olmamak gerektiğinin hala bilincinde olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Evet, hatalı işler yaptı, iyi bir teknik adam değil ama Hagi ,Galatasaray’ın sembolüdür. Hagi bugün itibariyle Galatasaray’daki teknik direktörlük misyonunu sonsuza kadar tamamlamıştır lakin Galatasaray’ın bir yerlerinde 10’un için her zaman kesinlikle yer vardır, olacaktır. Ha unutmadan,

I love you Hagi!

Hiç yorum yok: